26 Nisan 2011 Salı

23 Nisaaaaan

Oooooof inanmıyorum yaa! Nasıl bir gündü nasıldı ne oldu? Müthiştiiiii! 23 Niiiiiisaaaaaaan kuuuuuutluuuuuuu olsuuuuun sevinin küçüüüklerrr öğünüüün büyükleeeeer 23 nisaaaaan kuuuutluuuu olsuuuun. Bugüüüün Atatüüüüürkteeeen bir armaaaaaağaaaaan.......

Eveet hepinizin 23Nisan’ını en içten dileklerimle kutluyorum. :Ppp Her neyseeeem bugün ekşisözlüğe girdim işte orada 23 Nisan başlığında bir yer vardı. 23 Nisanı kutlamamak için 23 sebep diye. Durun atayım size de okuyun. Ya cidden ama üzüldüm hani okuyunca kötü oldum. Ve haklılar da. http://www.gundemcocuk.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1250&Itemid=1 Buyrun.

Dün okulda son üç derste şenlikler vardı yani şenlik dediğime bakmayın öylesine müzik açıp dersleri iptal ediyorlar. Sabahta sınav olmuştuk. Amaaaaaaaaaaan dedim derslere mi giricem? Okuldan kaçıyorlardı ben de yanlarından gittim. Her neyse dolandık gezdik derken geberdim lan. Yürü yürü yürü yürü... Neyse yattım uyudum güzelce sabah kalktığımda da her yanım ağrıyordu ama değdi yani. Öyle

Sonracığıma bugün geçen yazımda da söylediğim şeyi yaptıııım! Çığlık4’e gittim. Çoooook güzeldi. Bazı yerlerde göz falan kapadım tiksindim ama korku filmi yani. Bir de ben biraz nanemolla biriyimdir hani. O yüzdendi. Emma Roberts!!! Kız coşmuş yani. Unfabulous’dan bu yana o kadaaaar farklılıklar var ki şok oldum. Zaten filme de onun için gitmiştim gibi bir şeydi. Hani nasıl oynamış falan göreyim diye. Ve oyunculuğu da övünülecek cinstendi doğrusu. Bu filmle Türkiye’de tanınacağa benziyor. Geleceği parlak kızın ne diyelim kolay gelsin.

Yaz geldi ya şuna bak 23 Nisan falan geldi geçti.......Benden bu kadar beybiler. Sağlıcakla kalın. :-P

NOT: Neden bu yazı 23 Nisanda yayınlanmadı diye sormayın. Oluyor öyle arada ben de insanım :P.


Photobucket

16 Nisan 2011 Cumartesi

Öyle böyle şöyle

Yazamadım yazamıyorum yazamayacağım, falan felan.... Şaka lan şaka. Ya ama yazamaya da bilirim bilmiyorum. Şimdi eğer oradan birisi çıkar da derse : “Ulan zaten blogun okunmuyor. Bir halt yok orada. Kimse de bakmıyor! Sen ne diye naz yapıyorsun hala mal mısın?” diye verecek cevabım da yok ciddi ciddi.

Her neyseeeeee haftaya 23 Nisan! heeeep neşeeeyle doluuuuyooooor insaaaaaaaaaan. Tatiiiiiiiiiil! Ve sanırım 19 Mayıstan bir önceki son tatil gibi bir şey. Sonra da yaz gelecek zaten cuvt deniz havuz yes beybi dönemi olacak. Ah bir gelseeee o döneeem of of. Çünkü şu sıralar kafayı yemek üzereyim. Sınavlarım, derslerim kötü. Bilgisayara zar zor ancak girebiliyorum.......Kötüyüm ben kötüyüm kötü .. Ama yani kendime artık dikkat de ediyorum daha böyle............özenli biri oldum gibi bir şey.

Geçen gün düştüm ama ne düşüş. Karşıdan kız koşuyordu ben koşuyordum kafa kafaya yere çakıldım yerden kalorifere kafamı vurdum ayağımı ezdim ve ayağa kalktığımda hala sırıtarak şöyle diyordum: “Ya bişeyim yok benim ya düştüm işte küçücük şey nolcak bundan.” Ama sonra lavaboya gidip suratıma bakınca anladım ki o laflar sadece ‘laf’mış. Sonra annemle arabamıza biniiip eve doğru yol aldıııık. Ne güzel ne güzel. Benim o ezilen ayak yalnız fena ağrıyordu ben böyle “Kırıldı mı lan acaba? Acaba kırılsa okulu kırar mıyım?” diyerek saçmalıyordum. Ki zaten o arabadan inince sanki uzun kusmalı bir yoldan gelmişim gibi hissettim o acıyla.

Ama şimdi iyiyim yani oheheyhey.

Dudağımın her tarafı yarayla doldu. Eve gelmeden önce de çilekli ve çikolatalı sundae yedim boğazım kötüleşti sanırsam. Peeeeeh. Ama bir daha çilekli yemiycem ya. Ben daha önce yememiştim cesaret edememiştim denemeye. Ama sonra reçeli vanilyalı dondurmanın üstüne döksen pek bir şey fark etmeyeceğini düşündüm. Etmezdi de zaten.

Eve gelirken bir arkadaş da tramvaya kadar benimle beraber yürüdü. Kız sürekli benim bilmediğim -yani kendi arkadaşları cart curtlar- şeylerden bahsediyordu. Ben de kendime göre cevaplar veriyordum. Hehe ne komikmiş gibi. Kız da her ağzımı açtığımda tersliyordu. Sonra ben susmaya karar verdim kız yine kendi halinde anlatıyordu mırıl mırıl. Anladım ki kız beni öyle içini dökmek için kullanmış. Eee napalım bari kırk yılda bir işe yarayalım dedim ses çıkarmadım ama sonra çok sinirlendim. Yani ben çok mu değersiz birisiyim de beni kullanıyorsun? Sen çok mu zekisin döt ebeni sitiyim, gibi hallere büründüm. Ya ama doğru değil mi? Ben biraz salak gibi durabilirim uzaktan ama insanları kırmamaya özen gösteririm en azından. Örneğin biri bir espri yapıp reaksiyon toplayamadıysa ona sahteden de olsa üzülmemesi için gülen, her denilene hee deyip beni küçümsediklerinde sesini çıkarmayan, anlattıklarından sıkıldığımı belli etmemeye çalışan biriyim. Neden bana böyle salak suluk tavırlara giriyorsun? Kimsin sen? Sadece bu arkadaş için değil aslında bu hissettiklerim. Bana sürekli bunu yapanlar için. Ya bilmiyorum ama artık fazla mı abartıyorum? Bundan sonra ben de belli ederim sinirleniveririm o zaman. Öh atarlandım.

Neyseee scre4m çıktı lan. Kimle gideceğim ben? Annemle mi gitsem ne halt etsem. İzlenecek de dolusuyla film var ya..... Byes o zamaaaaan.



Photobucket

1 Nisan 2011 Cuma

Öhööhö

Sürekli yazın şunu yapacağım bunu yapacağım çok güzel olacak diye hayaller kuruyorum şu sıra. Çok salağım çok malım çünkü biliyorum ki eğer iyi bir ders dönemim olmazsa tüm bu hayaller de çöpe gidecek. Ama napayım işte? Dalıveriyorum öyle. Lanet olsun. Hani “Titre ve kendine gel” derler ya. İşte öyle bir haltlar yemem lazım sanırım. Kötü bir dönem... Acaba herkes böyle bir dönemden geçiyor mudur falan :P Of bilmiyorum yani. Zaten kitap okumayı falan da bırakmam lazım. Sinir oluyorum kendime. Bilmiyorum yani. Moralim bozuldu bak şimdi bunları yazınca. Neyseeem ben şöyle bir şey yapmayı düşünüyorum sizinle de paylaşayım. Şimdi post-itler var ya şekil şekil küçüktür(işaret çıkmıyo)3 Onları çok seviyorum işte ben şey yapıcam onlardan renk renk alıcam. Sonra o post itlere hedefler yapıştırıp bilgisayarımın monitörüne yapıştırıcam. Her kafamı kaldırdığımda bilgisayar yerine o hedefler beliricek yani. Ehehee salakça ergence bir fikir olduğunu biliyorum. Ama aklıma başka bir şey gelmiyor ki biliyorum bu da pek işime yaramayacak. :/ Taam umutsuzluk yok.

Bir de şey var bu sene ben ortasondayım. Tamam ben çok küçüğüm biliyorum dışlamayın. Neyse işte bu sene benim son senem olduğu için ben şey yapmayı düşünüyorum. Böyle bir hatıra kutusu hazırlayacağım. İçine de herkesten bir şeyler atıcam. Resim falan da koyucam böyle güzel olucak diye umuyorum. Hağtıra misali. Öyle yani şu anlık hayatım. Ha tabi yıllık yok mu sizde diyeceksiniz de o yıllığın nane gibi olacağını biliyorum bu yüzden ben kendi halimde yapıcam.

Boğazım ağrıyo burnum akıyo lanet olsun lanet olsun lanet olsun! Neyseeeee benden bu kadar sanırım. İyi günler sizeeee! Byes.



Photobucket